DOLANDIRICILIK SUÇU

Dolandıcılık ve Resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar hakkındaki yargılamada, Her iki sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan ve diğer sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan hükmolunan hapis cezasının takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak yüz gün olarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi, sanık … hakkında kurulan hükümlerde; 5237 S.K. 53. M. 1. fıkrasının ( c ) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmedir.Ayrıca, kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır.Türk Ticaret Kanunu’nun 688/6 ve 689/4. ( suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK’nun 776 ve 777. ) maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Düzenleme ( keşide ) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan suça konu bonoda açıkça düzenleme yeri belirtilmemiş olup kefilin ismi yanında gösterilen adresin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmediği cihetle; suça konu senedin bono vasfını haiz olmayıp, özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm tesis edilmesi de bozma nedenidir.

T.C.

YARGITAY

21. CEZA DAİRESİ

E. 2015/5149

K. 2016/3061

T. 4.4.2016

5237/m. 53,157

6102/m. 776,777

DAVA : Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : I- )Her iki sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan ve sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1- )Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan hükmolunan hapis cezasının takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 100 gün olarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,

2- )Sanık … hakkında kurulan hükümlerde; 5237 Sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının ( c ) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- ) Sanık … hakkında kurulan hükümde mahkûm olduğu 10 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı;

4- )T.C. Anayasa Mahkemesi’nin TCK’nın 53. maddesine dair olan 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,

Bozmayı gerektirmiş olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm fıkralarındaki 5237 Sayılı TCK’nun 157/1. maddesi gereğince hapis cezası yanında tayin olunan temel adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının 5 güne, 62/1. maddesi gereğince 4 güne indirilerek 5237 Sayılı TCK’nun 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den hesaplanarak belirlenen sonuç adli para cezasının da 80 TL’ye indirilmesi ve sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlerden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına dair olan tüm kısımların çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;

Ancak;

1- )Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulu’nun 24.3.1998 gün ve 51/106 Sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanunu’nun 688/6 ve 689/4. ( suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 Sayılı TTK’nun 776 ve 777. ) maddeleri uyarınca bonoda tanzim yerinin yazılı bulunması zorunludur, tanzim edildiği yer gösterilmeyen bir bono tanzim edenin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde tanzim edilmiş sayılır. Düzenleme ( keşide ) yerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek ve başka yerleşim yerlerini çağrıştırmayacak biçimde açık, net ve herkes tarafından anlaşılabilir şekilde gösterilmesi gerekir. Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan suça konu bonoda açıkça düzenleme yeri belirtilmemiş olup kefilin ismi yanında gösterilen adresin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını ifade etmediği cihetle; suça konu senedin bono vasfını haiz olmayıp, özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm tesis edilmesi,

2- ) Mahkûm olduğu ……hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağının ve ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.2.2010 gün ve 2009/6-230 Esas, 2010/32 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, 5237 Sayılı TCK’nun 51/3. maddesindeki denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı cihetle, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında belirlenecek denetim süresinin hükmolunan hapis cezası süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,

Yasaya aykırı,

3- )T.C. Anayasa Mahkemesi’nin TCK’nın 53. maddesine dair olan 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu yazı Avukat, Genel, Hukuk, Ticaret Hukuku, Ticari Dava kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.