HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT DAVASI

edaSigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamazlar.Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.

T.C.

YARGITAY

20. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/1440

K. 2016/7271

T. 20.6.2016

6102/m. 4, 1483

6100/m. 6, 7, 16

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davasında Bakırköy 17. Asliye Ticaret ve İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, trafik kazasından kaynaklanan ceza davasının İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldüğü, taraflar için ortak yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi yönünden davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği, davacının yetkiye dair seçimlik hakkını kullanarak davayı sürücü ve işletenin yerleşim yerinde açtığı, gerekçesiyle görevsizlik ve yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur.

Haksız fiil 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 vd. maddelerinde düzenlenmiş, tazminatın mahiyeti ve kapsamı hakkında çeşitli hükümlere yer verilmiştir.

Diğer taraftan, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1483/I. maddesinde sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş, aynı Kanunun 4/I-a maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatının aracın sürücü ve işleteni ile davalı zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketinden tahsilini etmektedir. Bu durumda; uyuşmazlık, davalı … şirketi açısından sigorta poliçesindeki miktar ile sınırlı olarak ödeme yapılmasına dair olup, zorunlu sigortanın 6102 Sayılı TTK’nda düzenlenmesine ve aynı Kanunun 4. maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen işlerden kaynaklanan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğunun belirtilmesine göre davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir.

Diğer taraftan, 6100 Sayılı HMK’nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” Aynı Kanunun 7. maddesinde “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” hükmü, 16. maddesinde de “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü düzenlenmiştir

HMK’da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile dair davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir.

Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.

Somut olayda, davacı, davalı sürücü ve işletenin yerleşim yeri olan Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açarak seçimlik hakkını kullandığına göre, uyuşmazlığın Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle 6100 Sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu yazı Avukat, Genel, Hukuk, Ticaret Hukuku, Ticari Dava kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.