HASAR BEDELİNİN TAZMİNİ İSTEMİ

MADDI-~1Dava, trafik kazası sebebiyle davacıya ait tesiste oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davaya konu istem davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayanmaktadır. O halde; yasal düzenlemeler karşısında uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olup, çözümü Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görev alanına girdiğinden, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek sonuçlandırılması isabetli değildir.

T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/9138

K. 2016/72

T. 11.1.2016

6102/m.3,4/a,5,1483

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı sebeplerle davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalılar F. E. ve S. T. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalıların işleteni,sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın davacı şirkete ait beton köşke (trafoya) çarparak zarar verdiğini, Çeşmealtı Güvendik Mahallesi’nde kurulmuş bulunan IMI-DM2/7 numaralı beton köşkün davacı şirket tarafından G… A.Ş’ye yapılmakta olup, beton köşkün kabulü yapılmadığından binanın sorumluluğunun kaza tarihinde davacı şirkete ait olduğunu, hasarın tamamının davacı tarafından karşılandığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL. maddi tazminatın (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı ve işleyecek faizden dava tarihi itibariyle sorumlu tutulmak üzere) kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davalılar F. E. ve S. T. vekili, yetkili mahkemenin Urla Mahkemeleri olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, söz konusu trafonun henüz faaliyete başlamamış, dört tarafı kapalı içi boş beton bir blok olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı sigorta şirketi vekili, davacının hasar talep etme hakkının bulunmadığını, trafonun G… A.Ş’ye ait olduğunu, davadan önce şirketlerine başvuru yapılmadığını, davacının gerçek zararından sigortalılarının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle, davanın kabulüyle 23.906,80 TL’nin davalılar F. E. ve S. T.’dan olay tarihinden;davalı sigorta şirketinden dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar F. E. ve S. T. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, trafik kazası sebebiyle davacıya ait tesiste oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK 1483. Maddesinde “sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları”,

TTK 3.maddesinde “bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden” olduğu,

TTK 4/a maddesinde “bu kanunda” öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı,

TTK 5.maddesinde de “aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin tüm ticari davalara bakmakla görevli” bulunduğu öngörülmüştür.

Somut uyuşmazlıkta, davaya konu istem davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesine dayanmaktadır. O halde; yukarda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olup, çözümü Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görev alanına girdiğinden,mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek sonuçlandırılması isabetli değildir. Görev,kamu düzenine dair olup, re’sen dikkate alınmalıdır. Açıklanan sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.

Bozma ilamının kapsam ve şekli göz önünde bulundurularak, davalılar F. E. ve S. T. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine, şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davalılar F. E. ve S. T. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalılar F. E. ve S. T. vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 1.224,72 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar F. E. ve S. T.’dan alınmasına, 11.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu yazı Avukat, Genel, Hukuk, Ticaret Hukuku, Ticari Dava kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.