Hasta Hakları

Ülkeler, yasalarla yurttaşlarının yaşamlarını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak için gerekli önlemleri almaktadırlar. Bu nedenle, sağlık hizmetlerini planlar, sağlık birimlerini kurar, kurulmuş olanları da denetlerler. Hizmet bu birimlerde üretilir ve buralardan yönetilir. Hekimler ise bu düzende, bilimsel bilgi ve teknik becerilerinin yanında farklı gereklilik ve zorunluluk düzeylerindeki yasal ve etik ilkelere göre mesleklerini uygularlar. Bu uygulama sırasında, doğal olarak hasta ya da sağlıklı bireylerin hakları da gündeme gelir. Konunun önemi nedeniyle, tıp fakültelerinde eğitim programlarında, her stajda Tıp Etiği konusuna yer verilmesi, bugüne kadar gözardı edilmiş mesleki uygulamadaki belirsizlikleri azaltacaktır. Bu amaçla hasta ve sağlık haklarının özünü belirleyen sınırları içeren anketlerimizi 1 Ağustos – 31 Aralık 1998 tarihlerinde 147 intörn hekimimize uyguladık. Tüm yanıtlara göre herkesin “sağlıklı yaşama hakkı ” vardı. İntörnlerimizin %84.4′ ü bu hakkı “sağlık sistemini belirleyenlerden”, %58.5’i “sağlık hizmeti üretenlerden”, %39.5’i ” sağlık hizmeti yöneticilerinden”, %29.9’u ” sağlık ünitesini kuranlardan “, %29.3′ ü “ekonomik durumumuzu belirleyenlerden “, %22.4’ü ” kültürümüzü ve eğitim durumumuzu belirleyenlerden ” istemek gerektiği görüşünde idiler. Hasta haklarından en çok bilinen %68.7 ile “hastanın hastalığı hakkında bilgi sahibi olma hakkı” idi. Çalışma sonuçlarımız, stajımızda eğitim programımızda süre nedeniyle ancak ana ilkelerine değindiğimiz Tıp Etiği konusunda sürekli eğitimin yararlı olacağı konusundaki görüşümüzü destekler nitelikte idi.

Emel ÖNAL*, Yıldız TÜMERDEM**
* Uzm.Dr., İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD,** Prof.Dr., İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD, İSTANBUL


Bu yazı Hasta Hakları kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.