KOOPERATİFE KAYYIM ATANMASI İSTEMİ

 

icra1Dava, kooperatife kayyım atanması istemine ilişkindir. Somut olayda, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nın 530/1-2. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Anılan hükmün başlığı, “Organların eksikliği” olup, kanunen gerekli olan organlardan biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa gerekli önlemleri alma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan, kooperatiflere kayyım tayini ile ilgili uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Mahkemesince değil, TTK’nın 5/4. maddesi uyarınca müstakil Ticaret Mahkemesi olan yerlerde bu mahkemelerce, olmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu durumda mahkemece, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevine dair dava şartı noksanlığı bulunduğundan, HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir.

T.C.

YARGITAY

23. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/3811

K. 2016/22

T. 11.1.2016

6102/m.5/4,530/1-2

6100/m.114/1-c,115/2

DAVA : Taraflar arasındaki kayyım atanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı hasımsız olarak açtığı davasında, davalı kooperatife olağanüstü genel kurulda alınan karar uyarınca yönetim kayyımı atanmasını talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ilgilisinin talebi veya re’sen temsil kayyımı atanabileceği, kayyım olarak atanmak için bir kimsenin kayyımlığa engel halinin bulunmaması gerektiği ve kayyımın kayyımlık yapmak isteyip istemediği yönünde kabulünün bulunmasına dair bir zorunluluk da olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle davalı S.S S… Konut Yapı Kooperatif Başkanlığı’nı temsil etmek üzere, Nevşehir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına üye Mali Müşavir Ü. Y.’ın 4721 Sayılı Kanun’un 426/1. maddesi gereğince temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Dava, kooperatife kayyım atanması istemine ilişkindir.

HMK’nın 115/1 maddesi “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” hükmünü içermektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.12.2013 tarih, 4-2247 Esas, 1667 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, taraf teşkili yapılmadan, tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından, davanın usulden reddedilmesinde HMK’nın 30. maddesine göre de bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir. Dairemizin 26.05.2015 tarih ve 2014/7272 E., 2015/3936 K. sayılı ilamında da, HMK’nın 30. ve 115/1. madde hükmü uyarınca, davanın her aşamasında, henüz taraf teşkili yapılmadan tensip aşamasında da HMK’nın 114 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.

Somut olayda, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi yollamasıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nın 530/1-2. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Anılan hükmün başlığı, “Organların eksikliği” olup, kanunen gerekli olan organlardan biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa gerekli önlemleri alma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan, kooperatiflere kayyım tayini ile ilgili uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Mahkemesince değil, TTK’nın 5/4. maddesi uyarınca müstakil Ticaret Mahkemesi olan yerlerde bu mahkemelerce, olmayan yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerekir.

Bu durumda mahkemece, Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevine dair dava şartı noksanlığı bulunduğundan, HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile uyuşmazlığın esası ile ilgili hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

yarx

Bu yazı Avukat, Genel, Hukuk, Ticaret Hukuku, Ticari Dava kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.