LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVİR TAAHHÜDÜ ANLAŞMASINA DAYALI ALACAĞIN TAHSİLİ

LİMİTED ŞİRKET HİSSE DEVİR TAAHHÜDÜ ANLAŞMASINA DAYALI ALACAĞIN TAHSİLİ 

                               Asıl dava, limited şirket hisse devir taahhüdü anlaşmasına dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine; karşı dava ise hisse devir sözleşme ve protokollerine dayalı, vade farkı, rücu alacağı, gelir veya hisse payı alacağı istemlerine ilişkin olup, mahkemece şirket hisse devri noter belgesiyle yapıldığından söz konusu resmi belgeye itibar edildiği, resmi belgenin aksinin taraflarca aynı değerde bir belgeyle ispatlanamadığı gerekçesiyle; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında A… Med Gr. Ecz. İl. İm. İth. San. Ve Tic. Ltd. Şti.deki asıl davada davalının hisselerinin davacıya devrine ilişkin sözleşme ile bu sözleşmeye müstenit protokoller imzalandığı, hisse devirlerinin gerçekleştiği, devir protokolünde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık imzalanan protokoller çerçevesinde tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmedikleri, dava konusu edilen alacak kalemlerinin doğup doğmadığı hususundadır. Mahkemece taraflar arasında düzenlenen belgelere itibar edilerek, protokol hükümleri nazara alınıp tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde uyuşmazlığın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve düzenlenen protokollere itibar edilmeksizin asıl ve karşı davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/4305

K. 2016/1701

T. 18.2.2016

6102/m. 595

 DAVA : Taraflar arasında görülen davada Ankara (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2014 tarih ve 2011/521-2014/62 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 1602/2016 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Asıl davada davacı- karşı davada davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 26.02.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi uyarınca davalının A… Med Gr. Ecz. İl. İm. İth. San. Ve Tic. Ltd. Şti.deki şirket hisselerini müvekkiline devredeceğinin, müvekkilinin de davalıya 290.000,00 TL ödeyeceğinin belirlendiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca davalının 06 ET … ve 06 ET … plakalı araçları 31.12.2009 tarihine kadar şirkete devredeceğinin, devretmemesi halinde 33.000,00 TL.nin devir bedelinden düşüleceğinin kararlaştırıldığını, davalının araçları devretmediği gibi bedellerini de ödemediğini, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca dava dışı Yöndem Makine tarafından başlatılan icra dosyası borçlarının davalı tarafından ödeneceği kararlaştırılmış ise de, müvekkilinin Yöndem Makine’ye olan 12.055,00 TL borcu ödediğini, 01.12.2010 tarihinde yapılan protokol gereğince de devir bedelinin 275.000,00 TL olarak belirlendiğini, müvekili tarafından 275.000,00 TL devir bedeli ve 32.500,00 TL vade farkının ödendiğini, böylece müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının üzerine düşen ödemeleri yapmadığını, davalı aleyhine başlatılan takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek; asıl davada davalının itirazının iptalini ve alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı- karşı davada davacı vekili, taraflar arasındaki protokol hükümleri nazara alındığında borçlu bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş; ilk yapılan protokol ile belirlenen hisse devri bedelinin müvekkilinin yerine getiremediği edimler nazara alınarak daha sonraki protokoller ile yeniden belirlendiğini ve senet verildiğini, vade farkı tutarlarının eksik ödendiğini, Yöndem Makine’ye verilen kıymetli evrak nedeniyle rücu tahsilatı yapılıp söz konusu tutarlar imzalanan sonraki sözleşme hükümleriyle müvekkili alacağından düşüldüğü halde yeniden istenildiğini, müvekkilinin ortak olduğu 02.01.2009-21.12.2010 tarihleri arasında kar dağıtımı yapılmadığını ileri sürerek karşı davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere vade farkı tutarları için 15.000,00 TL’nin tahsiline, rücu alacağı olarak 1.000,00 TL’nin tazminine, ödenmeyen gelir veya hisse payı için de 1.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; şirket hisse devri noter belgesiyle yapıldığından söz konusu resmi belgeye itibar edildiği, resmi belgenin aksinin taraflarca aynı değerde bir belgeyle ispatlanamadığı gerekçesiyle; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada davacı- karşı davada davalı vekili temyiz etmiştir.

Asıl dava, limited şirket hisse devir taahhüdü anlaşmasına dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine; karşı dava ise hisse devir sözleşme ve protokollerine dayalı, vade farkı, rücu alacağı, gelir veya hisse payı alacağı istemlerine ilişkin olup, mahkemece şirket hisse devri noter belgesiyle yapıldığından söz konusu resmi belgeye itibar edildiği, resmi belgenin aksinin taraflarca aynı değerde bir belgeyle ispatlanamadığı gerekçesiyle; asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında A… Med Gr. Ecz. İl. İm. İth. San. Ve Tic. Ltd. Şti.deki asıl davada davalının hisselerinin davacıya devrine ilişkin sözleşme ile bu sözleşmeye müstenit protokoller imzalandığı, hisse devirlerinin gerçekleştiği, devir protokolünde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık imzalanan protokoller çerçevesinde tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmedikleri, dava konusu edilen alacak kalemlerinin doğup doğmadığı hususundadır. Mahkemece taraflar arasında düzenlenen belgelere itibar edilerek, protokol hükümleri nazara alınıp tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde uyuşmazlığın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve düzenlenen protokollere itibar edilmeksizin asıl ve karşı davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı/karşı davada davacıdan alınıp, asıl davada davacı/karşı davada davalı Ü. S. A.’a verilmesine,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu yazı Avukat, Hukuk, Hukuki Danışmanlık, İş Davaları, İş Davası, iş hukuku, Şirketler Hukuku, Ticaret Hukuku, Ticari Dava kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.