MADDİ TAZMİNAT DAVASI

Dava, trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Kanun’un 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gereği göreve dair kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Açılan somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. kitabında 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan olması sebebiyle TTK’nun 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereği dava ticari dava olup asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/17559

K. 2016/4517

T. 11.4.2016

6102/m.4,5,1401,1483

DAVA : Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı sebeplerle davalı … hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü, zorunlu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, davacı aracına çarpmasıyla oluşan kazada aracın ağır hasar gördüğünü, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 19.785,78 TL’nin kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davalı … vekili, davacının şerit ihlali yapması ve emniyet şeridinden geçip davalı aracının önüne kırması sonucu kaza oluştuğunu, kazada davalı sürücüsünün kusuru olmadığını, davacı aracında iddia edilen miktarda hasar oluşmasının mümkün olmadığını ve talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı … vekili, davalı …’a ait aracın kasko poliçesi kapsamında ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduklarını, davacının zorunlu trafik sigorta limitini aşan zararından sorumlu tutulabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı … vekili, kazada tarafların % 50’şer kusurlu olduğunun tramer kayıtları ile sabit olduğunu, davacının gerçek zararından poliçe limitiyle sınırlı olarak ve sigortalılarının kusuru oranında sorumlu olduklarını, davacının avans faizi talebinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı …, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı … hakkındaki davanın reddine; diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüyle 8.260,50 TL’nin yasal faiziyle birlikte ( davalı …’nın dava tarihinden, diğer davalıların kaza tarihinden işleyecek faizle sorumlu olması kaydıyla ) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- )Dava, trafik kazası sebebiyle davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.

Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1.7.2012 tarihinden itibaren Kanun’un 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gereği göreve dair kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.

Açılan somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. kitabında 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan olması sebebiyle TTK’nun 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereği dava ticari dava olup asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2- )Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davacı vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine, şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu yazı Avukat, Genel, Hukuk, Ticaret Hukuku, Ticari Dava kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.