TAAHHÜT VE KEFALET SENETLERİNİN İPTALİ İSTEMİ

 

k_24170909_yediemin2

Dava, mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılmasıyla taahhüt ve kefalet senetlerinin iptali istemine ilişkindir. Davacının özgür iradesiyle davalı üniversiteye böyle bir yüklenme senedi vermesini yasaklayan bir yasal düzenleme olmadığı gibi, davacı Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalürji ve Malzeme Mühendisliği bölümüne kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu taahhütname davacıyı bağlar niteliktedir. Kaldı ki davalı üniversitece yükümlülükler yerine getirilmiş, davalı tarafından ise yerine getirilmemiştir. Davacının halen taahhütname gereğince mecburi hizmet yükümlülüğü devam ettiğine göre, adına tahakkuk edilen miktarı ödemekle sorumlu olup, ortada taahhütnameyi geçersiz kılan bir durum da bulunmamaktadır. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekir.

T.C.

YARGITAY

18. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/7654

K. 2013/9683

T. 4.6.2013

2547/m.35

6098/m.24

DAVA : Dava dilekçesinde, 2547 Sayılı Kanunun 35. maddesinden kaynaklanan mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılmasıyla taahhüt ve kefalet senetlerinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin B. Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Metalürji Mühendisliği bölümünde Yrd. Doç. Dr. olarak görev yaptığını, 2002 yılı mart ayında davalı üniversite tarafından 2547 Sayılı Kanunun 35. maddesi gereğince yüksek lisans eğitimi yapmak üzere geçici olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalürji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde görevlendirildiğini, görevlendirme yapılabilmesi için idare tarafından istenen taahhüt senetlerini imzaladığını, lisansüstü öğrenimini tamamlayarak taahhüt gereği davalı üniversitedeki görevine döndüğünü, 657 Sayılı Kanunun ek 35. maddesi gereğince mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılması gerektiğini, bu hususta davalı üniversiteye müracaatta bulunduğunu, ancak talebinin kabul edilmediğini belirterek taahhüt ve kefalet senedinin geçersizliği karşısında mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmadığının tayin ve tespitine, 2547 Sayılı Kanunun 35. maddesinden kaynaklanan mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılmasına, davalıda bulunan taahhüt ve kefalet senetlerinin iadesine veya hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelere, özellikle davacı tarafından verilen Eskişehir 1. Noterliğince 1.10.2002 tarihinde düzenlenen 22476 yevmiye numaralı yüklenme ve kefalet senedinin 3. maddesinde,”… mecburi hizmetimi ifa etmek üzere göreve başladıktan sonra, mecburi hizmet bitmeden istifa ederek ayrılmam, çekilmiş sayılmam veya bir ceza sebebiyle memurluktan çıkarılmış olmam halinde bana yapılan ödemelerin tümünü eksik kalan mecburi hizmet süremle orantılı olarak yüzde elli fazlası ve yasal faiziyle birlikte …” ödeyeceği belirtilmiştir.

Davacı sözü edilen bu taahhütnamenin imzalandığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı B.K.nun 24. vd. maddeleri anlamında hata, hile veya tehdit altında kendisine imzalatıldığını ileri sürmemiştir. Davacının özgür iradesiyle davalı üniversiteye böyle bir yüklenme senedi vermesini yasaklayan bir yasal düzenleme olmadığı gibi, davacı Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalürji ve Malzeme Mühendisliği bölümüne kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu taahhütname davacıyı bağlar niteliktedir. Kaldı ki davalı üniversitece yükümlülükler yerine getirilmiş, davalı tarafından ise yerine getirilmemiştir. Davacının halen taahhütname gereğince mecburi hizmet yükümlülüğü devam ettiğine göre, adına tahakkuk edilen miktarı ödemekle sorumlu olup, ortada taahhütnameyi geçersiz kılan bir durum da bulunmamaktadır. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, 657 Sayılı Kanunun ek 35. maddesi uyarınca davacının mecburi hizmet yükümlülüğü ve tazminat borcu bulunmadığı, bu suretle verilen taahhüt ve kefalet senedinin de hükümsüz hale geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K. 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Bu yazı Avukat, Borçlar Hukuku, İş Davaları, İş Davası, Ticaret Hukuku, Tüketici Hukuku, Vergi Hukuku kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.