TİCARİ İŞ

tazminat_davasi_mahkeme_hukuk_mklDavalı taraf tacir olup, davanın sebebini oluşturan taşınmaz da davalının ticari faaliyetinde kullanmak üzere kiralanmıştır. Davalı tacir olduğundan sözleşme ile faiz oranı serbestçe kararlaştırılabilir. Bu sebeple taraflarca serbest irade ile kararlaştırılmış faiz oranı üzerinden faizin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi

hatalıdır.

T.C.

YARGITAY

6. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/9371

K. 2016/4285

T. 1.6.2016

6102/m. 4/1, 8/1

DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-)Davalı vekilinin alacağa dair temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı vekili savunmasında, müvekkilinin 16.905,90 TL alacağını, davacının kira alacağına mahsup ederek vermediğini, bu ödeme göz ardı edilerek alacak talep edildiğini beyan etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı kurumun, davalı şirketten 14.10.2011 tarihinde emanet hesabında bulunan 16.950,90 TL alacağı kira gelirleri hesabına aktararak tahsilat yaptığı belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu bedelin kira alacağından mahsup edilip edilemeyeceği üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

3-) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Takibe dayanak yapılan ve davada dayanılan 29.9.2009 düzenleme tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmenin 6. maddesinde, vadesinde ödenmeyen işletme hakkı bedellerine, 21.7.1953 tarihli ve 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesi gereğince belirlenen oranda gecikme zammı uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bu düzenleme özünde temerrüt faiz oranının tespit edilmesine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanun’unun 8/1 maddesinde “ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir” 4/1. maddesinde “Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”, düzenlemeleri bulunmaktadır. Olayımızda davalı taraf tacir olup, davanın sebebini oluşturan taşınmaz da davalının ticari faaliyetinde kullanmak üzere kiralanmıştır. Davalı tacir olduğundan sözleşme ile faiz oranı serbestçe kararlaştırılabilir. Bu sebeple taraflarca serbest irade ile kararlaştırılmış faiz oranı üzerinden faizin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda 2.ve 3 numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.06.2016 tarihinde oybirliği ile karar karar verildi.

Bu yazı Avukat, Genel, Hukuk, Ticaret Hukuku, Ticari Dava kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.