ZORLA SENET İMZALATMA

T.C.

YARGITAY

6. CEZA DAİRESİ

E. 2010/5158

K. 2010/20925

T. 21.12.2010

• YAĞMA ( Daha Önce Birlikte Yaşadığı Katılana Aldığı Gayrimenkulleri Geri Almak İçin Katılanları Konutlarından Alıp Olay Yerine Götürüp Zorla Senet İmzalatma Biçimindeki Yağma Eyleminde Bir Hukuki İlişkiye Dayanan Alacak Söz Konusu Olmadığı )

• BİR HUKUKİ ALACAĞIN TAHSİLİ AMACIYLA YAĞMA ( Daha Önce Birlikte Yaşadığı Katılana Aldığı Gayrimenkulleri Geri Almak İçin Katılanları Konutlarından Alıp Olay Yerine Götürüp Zorla Senet İmzalatma – Hukuki İlişkiye Dayanan Alacağın Söz Konusu Olmadığı )

• ZORLA SENET İMZALATMA ( Daha Önce Birlikte Yaşadığı Katılana Aldığı Gayrimenkulleri Geri Almak İçin Katılanları Konutlarından Alıp Olay Yerine Götürerek İmzalatması Biçimindeki Yağma Eyleminde Bir Hukuki İlişkiye Dayanan Alacak Söz Konusu Olmadığı )

• TEK SUÇ ( Sanıkların Her İki Katılana Bir Senet İmzalatmaları Tek Bir Yağma Suçunu Oluşturduğu )

ÖZET : Daha önce birlikte yaşadığı katılana aldığı gayrimenkulleri geri almak için katılanları konutlarından alıp olay yerine götürüp zorla senet imzalatma biçimindeki yağma eyleminde bir hukuki ilişkiye dayanan alacak söz konusu değildir. Sanığın yağma suçu nedeniyle TCK’nın 149/1-a-c-h madde ve fıkraları yerine, aynı Yasa’nın 150/1. maddesi yollaması ile tehdit suçuyla uygulama yapılması, isabetsizdir.

Sanıkların her iki katılana bir senet imzalatmaları tek bir yağma suçunu oluşturur.

DAVA : Yerel mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

KARAR : Cezanın türü ve süresine göre sanıklar savunmanlarının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nın 318. ( 5271 sayılı CMK 299 ) maddesi uyarınca REDDİNE,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Hükümde, sanık Göral’ın isminin yanlış yazılması,

2-Özgürlüğü kısıtlama suçuyla ilgili, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşü alınmadan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 216. maddesine aykırı davranılması,

3-Sanık Fazıl’ın; kardeşi Yüksel’in daha önce birlikte yaşadığı katılan Zübeyde’ye almış olduğu gayrimenkulleri tekrar geri almak için, diğer sanıklarla birlikte katılanları konutlarından alarak olay yerine götürüp, silah tehdidi ile zorla senet almaları şeklinde gerçekleşen eylemde; sanık ile katılanlar arasında bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın bulunmadığı gözetilmeden, sanığın yağma suçu nedeniyle TCK’nın 149/1-a-c-h madde ve fıkraları yerine, aynı Yasa’nın 150/1. maddesi yollaması ile tehdit suçuyla uygulama yapılması,

4-Sanıkların, katılan Zübeyde’ye alınan gayrimenkulleri tekrar geri almak için, silah tehdidi ile her iki katılana bir adet senet imzalatmaları, tek bir yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, katılan sayısınca yağma suçundan hüküm kurulması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanıklar Göral, Zekeriya, Aydın ve Fazıl savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi ( BOZULMASINA ), 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sanık Fazıl’ın ceza süresi bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu yazı Kambiyo Hukuku kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yoruma kapalı.