BONOYA DAYALI TAKİPTE İMZAYA İTİRAZ


BONOYA DAYALI TAKİPTE İMZAYA İTİRAZ 

                        Dava; bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı, borçlunun, imzaya itirazını ileri sürerek takibin iptali istemine ilişkindir. Somut olayda, takip dayanağı bono, düzenlenme yeri unsurunu içermediğinden kambiyo vasfında değildir. Mahkemece, takip dayanağı senedin düzenlenme yerinin bulunmaması nedeniyle, kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı hususunun re’sen dikkate alınarak, İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekir.

              

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2016/1189

K. 2016/13667

T. 9.5.2016

2004/m.170/A

6102/m. 776/1-f,777/4

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı tarafından borçlular aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibi üzerine, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçluların yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurularında imzaya itiraz ettikleri, mahkemece, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

1- )Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE;

2- ) Borçluların temyiz itirazlarına gelince;

İİK’nun 170/a maddesi gereğince; icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını resen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. Borçlunun, İİK’nun 168.maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca yada imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip hakkının bulunmadığının tesbit edilmesi halinde, mahkemece, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK’nun 170/a maddesi uyarınca re’sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir.

TTK’nun 776/1-f. maddesinde; bonoda düzenlenme yerinin yazılı olması gerektiği, aynı Kanunun 777/4. maddesinde ise; “Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı” hüküm altına alınmıştır. Düzenlenme yeri olarak idari birim adının ( kent, ilçe, bucak, köy gibi ) yazılması yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunlu değildir.

Somut olayda, takip dayanağı 10.2.2014 düzenlenme ve 15.10.2014 ödeme tarihli bono, düzenlenme yeri unsurunu içermediğinden kambiyo vasfında değildir.

O halde, mahkemece, takip dayanağı senedin düzenlenme yerinin bulunmaması nedeniyle, kambiyo senedi vasfını haiz olmadığı hususunun re’sen dikkate alınarak, İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda ( 2 ) numaralı bentte yazılı sebeplerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu yazı Avukat, Borçlar Hukuku, Hukuk, Hukuki Danışmanlık, Kambiyo Hukuku kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.